https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/issue/feed Mütefekkir 2019-07-01T11:04:45+03:00 Osman DURMAZ osmandurmaz@aksaray.edu.tr Open Journal Systems https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/article/view/347 Osmanlı’da Para Vakfı Uygulamasına Güçlü Bir İtiraz: İmam Birgivî’nin Para Vakfı Aleyhindeki Görüşleri 2019-06-30T23:44:16+03:00 Necmeddin GÜNEY necmguney@gmail.com <p>Vakıflar, İslam medeniyetinin önemli unsurlarından birini teşkil eden hayır kurumlarıdır. Vakıfların faaliyet alanı tarihi süreç içinde genişlemiş ve özellikle Osmanlı döneminde paranın vakfedilmesi uygulaması kısa sürede yaygınlaşmıştır. İlke olarak, vakfedilen malın gayri menkul/akar olması esastır. Bu sebeple, para vakıfları konusunda ciddi tartışmalar ortaya çıkmış ve özellikle Kanuni döneminde Ebüssuûd Efendi (ö. 982/1574) ve Çivizâde Muhyiddin Mehmed Efendi (ö. 954/1547) gibi ulemânın karşılıklı olarak kaleme aldığı risalelerde tez ve anti tezler ortaya konularak mesele derinlemesine tartışılmıştır. Tartışmaların yoğun yaşandığı dönemde henüz genç bir medrese talebesi olan Birgivî (ö. 981/1573), 1548’de Kanûnî’nin emriyle konu nihai olarak para vakıfları lehine karara bağlanmasına rağmen, sonraki yıllarda kaleme aldığı eser ve risalelerde paranın vakfının cevazına ve mevcut uygulama biçimine karşı çıkmıştır. Çalışmamız, konunun fıkhi ve tarihi arka planını, önceki tartışmaların taraflarını muhtasar biçimde ele aldıktan sonra, İmam Birgivî’nin konuyla ilgili görüş ve eleştirilerini, konuya değindiği dört eseri çerçevesinde ortaya koymaya çalışacaktır.</p> 2019-06-30T22:46:13+03:00 Telif Hakkı (c) 2019 Mütefekkir https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/article/view/360 Sure Mukaddimelerinde Verilen Bilgiler Çerçevesinde Müfessirlerin 'Sure Bütünlüğü'ne Yaklaşımları (Klasik-Çağdaş Karşılaştırılması) 2019-07-01T11:04:45+03:00 Ali KAYA kayaali72@hotmail.com <p>Kur’an-ı Kerim, insan eseri olan ve konularına göre tasnif edilen kitaplardan birçok yönüyle ayrılır. Onun kendine özgü bir üslubu ve iç düzeni vardır. Kur’an’ın en küçük bölümlerine ayet, ayetlerin oluşturduğu bölümlerine de sure denir. İlk dönemlerden itibaren Kur’an sureleri (isimleri, ayet sayıları, sebeb-i nüzulü, konusu, Mekkî-Medenî özelliği, fazileti vb.) hakkında hem müstakil eserler yazılmıştır hem de tefsirlerin sure mukaddimelerinde giriş niteliğinde açıklamalar yapılmıştır. Sureyi birçok açıdan tanıtan bu tür bilgiler, surenin doğru anlaşılmasına yardım ettiği gibi okuyucunun da surenin mesaj ve muhtevasına yoğunlaşmasına katkı sağlamaktadır. Bu çalışma, klasik ve çağdaş tefsirlerin sure mukaddimelerinde yer alan sure kimlikleriyle ilgili bilgiler bağlamında, müfessirlerin sure bütünlüğüne yaklaşımlarını ele almayı, akabinde bu meselede klasik-çağdaş tefsir mukayesesi yapmayı hedeflemektedir.</p> 2019-06-30T22:50:49+03:00 Telif Hakkı (c) 2019 Mütefekkir https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/article/view/361 El-Fükûk İsimli Eseri Çerçevesinde Sadreddin Konevî’nin Hadis Kullanımı 2019-07-01T10:28:39+03:00 Taha ÇELİK celiktaha42@gmail.com <p>Sadreddin Konevî, Anadolu irfânî geleneğinin teşekkülünde kurucu rol üstlenen mutasavvıf âlimlerdendir. Sûfî düşünceye yeni bir boyut kazandıran İbn Arabî’ye uzun süre öğrencilik yapmış, vefatından sonra onun fikirlerinin yerleşmesi, sistemleşmesi ve yayılmasında çok etkin olmuştur. Dönemin önemli âlimlerinin tedrisinden geçen Konevî’nin ilmî yelpazesi geniştir. Tasavvuf literatürüne kazandırdığı başyapıtlar yanında diğer İslâmî ilimlerde telif etmiş olduğu eserleri onun ilmî çeşitliliğini göstermektedir. Konevî’ye dikkatleri celbeden vasfı, tasavvuf ilmindeki yetkinliğine ilaveten özellikle hadisle iştigale geniş vakit ayırmış olmasıdır. Hadis rivayet tarihinin başlangıcına yakın bir milada sahip olan tasavvuf-hadis ilişkisine yönelik tartışmalar hususunda önemli bir yere sahip olan Konevî, hem hadis formasyonu, hem hadis eserleri hem de eserlerinde kullandığı hadislerin otantik değeri açısından derinlemesine tahlil edilmesi gereken bir âlimdir. Konevî’nin hadisçiliği ve kullandığı hadislere dair akademik çalışmalar bulunmakla birlikte eserlerinin her birine yönelik hadis ilmi çerçevesinde yeni araştırmalara ihtiyaç vardır. Müteahhir dönem tasavvuf fikrinin önemli mimarlarından Konevî’nin kullandığı rivayetleri ele alan çalışmalar, Konevî’nin hadisçiliği hakkındaki kanaatlere katkı sağlayacağı gibi Hadis-tasavvuf ilişkisi hususunda zihinlerde yer alan genel kabullere dair tespitlerde bulunmaya da imkân tanıyacaktır. Bu bağlamda makalede İbn Arabî’nin el-Fusûs isimli eserinin klasik manada olmasa da muhtasar bir şerhi sayılan el-Fukûk, hadis ilmi açısından tahlil edilmekte, hadislerinin sıhhat değeri tespit edilmeye çalışılmaktadır.</p> 2019-06-30T23:30:54+03:00 Telif Hakkı (c) 2019 Mütefekkir https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/article/view/355 Kur’ân Öncesi Cahiliye Toplumunun Melek İnancı 2019-07-01T10:31:13+03:00 Şuayip KARATAŞ suaybk@hotmail.com <p>Kur’ân-ı Kerîm, indiği dönemdeki muhatap kitlenin bazı düşüncelerine müdahale ederek yeni bir inanç ve düşünce sistemi inşâ etmiştir. Buna göre, Kur’ân öncesi Arap toplumunun kendine özgü karakteristik bir yapıya sahip olması ve Kur’ân’ın inzal sürecindeki ilk muhatap toplumunun inanç yapısı, mesajının daha iyi anlaşılması bağlamında önem arz etmektedir. Bu anlamda vahiy öncesi Arap toplumundaki melek tasavvurunun bilinmesi, Kur’ân-ı Kerîm’in şirk ve küfür konusunda muhataplarına yönelttiği tenkitlerin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada öncelikle cahiliye kavramı ve Kur’ân’da geçme şekli kısaca ele alınacak, ardından cahiliye toplumunun inanç sistemi ve Kur’ân öncesi Arap toplumunun sahip olduğu melek algısı tespit edilmeye çalışılacaktır.</p> 2019-06-30T23:32:38+03:00 Telif Hakkı (c) 2019 Mütefekkir https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/article/view/328 Muhtâr es-Sekafî’nin Ehl-i Beyt ve Benî Hâşim Bireyleri ile İlişkileri 2019-07-01T10:33:16+03:00 Yasin KURNAZ yasinkurnaz@windowslive.com <p>Hz. Peygamber’in vefatından sonraki ilk asır siyasî, askerî alanlarda bazı önemli olaylar ve bu olaylarda rol almış önemli simalarla temayüz etmektedir. Muhtâr b. Ebû Ubeyd es-Sekafî (ö. 67/687) Kerbelâ hadisesinden sonra öne çıkan bu isimlerden bir tanesidir. İki yıla yakın süre Kûfe’de Kerbelâ hadisesinde öldürülenlerin intikamı alma söylemi ile iktidar sahibi olmuştur. Kendisinin Ehl-i Beyt ya da Benî Hâşim’le doğrudan bir akrabalık bağı olmamasına rağmen, onlardan bazı isimleri söylemlerinde çokça dillendirmek suretiyle siyasî arenada kendisine yer bulmaya çalışmıştır. Onun tarih sahnesinde önemli roller almaya başlamasından önce de Hz. Ali (ö. 40/661), Hz. Hasan (ö. 49/669) ve Hz. Hüseyin (ö. 61/680) gibi Ehl-i Beyt’in önemli simaları ile zaman zaman aynı kareye girdiği görülmektedir. Ali b. Hüseyin b. Ali (ö. 94/712), Ubeydullah b. Ali (67/687), Ömer b. Ali (ö. 67/687) gibi Benî Hâşim’den bazılarıyla görüşmüş olduğunu bildiren rivayetler bulunmaktadır. Muhammed b. Hanefiyye’yle (ö. 81/700) ismi daha çok anılmakla birlikte Benî Haşim ve Ehl-i Beyt’ten diğer bireylerle ilişkisi ayrı ayrı değerlendirildiğinde Muhtâr’ın siyasî duruşu ve amaçları daha iyi anlaşılacaktır.</p> 2019-06-30T23:33:52+03:00 Telif Hakkı (c) 2019 Mütefekkir https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/article/view/342 Türkçe-Arapça Dilbilgisi Öğretiminde Transferin Problemlerin Çözümündeki Kolaylaştırıcı Etkisi 2019-07-01T10:34:33+03:00 Hasan UÇAR hasanucar@aksaray.edu.tr <p>Bilgi transferinin öğrenmeyi kolaylaştıran bir faktör olduğu, bütün eğitimciler tarafından kabul edilmektedir. Son yıllarda Türkiye’ye yerleşen Arap göçmenler içerisinde eğitimini ülkemizde sürdürmek veya Arap ülkelerin rağbet etmesiyle eğitimlerini tamamlamak üzere Türkiye’ye gelen Arapların fakültelere yerleşmesi, daha önce İslami ilimler ve ilahiyat fakültelerinin hazırlık sınıfları için söz konusu olan iki dil arasındaki gramer transferinin öğretimdeki önemini bir kez daha göstermiştir. Test tekniğine dayalı bir dil öğretiminin zararlarından kaçınmak için özellikle gramer bilgisinin ve yazma becerisinin gelişmesi konusunda kaynak dil ile hedef dil arasında transferin sağlanması öğrenme hızını olumlu etkilemektedir. Türkçede tam olarak karşılığı bulunmayan bir dilbilgisi konusunun Türk öğrencinin zihninde yer edebilmesi ancak iki dil arasındaki doğru bir transferle mümkündür. Arapçanın tersine Türkçenin cümle yapısında yüklemin sonda olması, herhangi bir fakülteye kayıt yaptırarak çoğu zaman kaynak dil ve hedef dilin her ikisine vakıf olmayan bir eğitmenden ders alan bir Arap öğrencinin, ilk öğrenmesi gereken konulardandır. Zira öğelerin yer değiştirmesi, yaşanan en temel problemdir. Bu çalışmada öncelikle grameri kolaylaştırma çabalarının tarihçesine, ardından her iki dilin öğrencilerinin kaynak dildeki birikimlerinin hedef dile aktarılması ile kolaylaşan problemlere değinilecektir.</p> 2019-06-30T23:35:04+03:00 Telif Hakkı (c) 2019 Mütefekkir https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/article/view/368 Nebevî Eğitimin Semeresi Olarak Mus‘ab b. Umeyr: Hayatı ve Hz. Peygamber Tarafından Eğitilmesi 2019-07-01T10:36:33+03:00 Ahmet GÜZEL ahmetguzelilahiyat@gmail.com <p>Mus‘ab b. Umeyr, Hz. Peygamber’in risalet mektebinde yetişen, model öğretmen ve örnek tebliğcilerden biridir. Hz. Peygamber, onun özgün kişiliğini, eğitim konusundaki istidadını keşfetmiş ve onu öğretmen olarak Medine’ye göndermiştir. O, kendisine verilen bu görevi lâyıkıyla yerine getirmiştir. Onun bu başarısında şüphesiz, Hz. Peygamber’in ona duyduğu güvenin, onu yönlendirmesinin, ona yetki ve destek vermesinin önemli ölçüde tesiri olmuştur. Ashab-ı Suffe’nin içerisinde ilmî birikimini uygulama ve geliştirme imkânı da bulan Mus‘ab; Bedir ve UHûd gibi büyük gazvelerde Hz. Peygamber’in sancağını taşıma şerefine nail olmuş, UHûd Gazvesi’nde kendisini Hz. Peygamber’e kalkan etmiş ve şehitlik mertebesine erişmiştir. Bu yönleriyle onun, İslâm tarihinde öğretmenlik - tebliğcilik ve sancaktarlık konularında ilk akla gelen kişi olduğu söylenebilir. Bu çalışmada Mus‘ab b. Umeyr’in hayatı ve Hz. Peygamber tarafından eğitimi ekseninde, “İnsan yetiştirme konusunda Hz. Peygamber’in uyguladığı Nebevî ilkelerin” tespiti yapılmaya çalışılacaktır.</p> 2019-06-30T23:36:04+03:00 Telif Hakkı (c) 2019 Mütefekkir https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/article/view/366 İslami İlimler Fakültesi Öğrencilerinin Mesleki Kaygı Düzeylerinin Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi 2019-07-01T10:38:17+03:00 Ali KUŞCALI alikuscali@hotmail.com <p>Kaygı, bireyin günlük yaşantısında sergileyeceği davranışlar üzerinde negatif etkilere yol açan olumsuzluklara verilen genel isimdir. Kaygı seviyesi yüksek bireylerin huzursuzluk yaşaması, iletişimlerinde aksamaların ortaya çıkması gibi hususlar söz konusu olabilmektedir. Var olan çeşitli kaygı türleri arasında mesleki kaygı da önemli bir yer tutmaktadır. Mesleki kaygı, bireyin mesleği dolayısıyla sahip olduğu kaygıları anlatmaktadır. Bu çalışma öğretmen adayı olan İslami İlimler Fakültesi Öğrencilerinin mesleki kaygılarını ölçmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Aksaray Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi’nde öğrenim gören 302 katılımcı üzerinde, yüz yüze anket uygulaması gerçekleştirilerek veriler toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, kadın katılımcıların erkek katılımcılara göre mesleki kaygılarının daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı zamanda mesleki kaygı alt faktörlerinden “mesleki yeterlik kaygısı” ile “öğrenci kaygısı” ve “meslektaş kaygısı” ile “öğrenci kaygısı” arasında yüksek düzeyde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</p> 2019-06-30T23:37:05+03:00 Telif Hakkı (c) 2019 Mütefekkir https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/article/view/312 Molla Hüsrev'in Nakdu'l-efkâr fî reddi'l-enzâr Adlı Eserinin Usûl İlmiyle İlgili Dördüncü Bölümünün Tahkiki 2019-07-01T10:41:44+03:00 Adel ABED adelaltaie75@gmail.com <p>Bu araştırmada, Molla Hüsrev'in Nakdu'l-Efkâr fî Reddi'l-Enzâr adlı eserinin dördüncü bölümünde Fıkıh usulü ile ilgili muhakeme ettiği konularla ilgili kısmın tahkiki yapılmış ve bir inceleme yazısı eklenmiştir. Eser et-Taftâzânî ve öğrencileri arasında geçen soru cevaplar ile Molla Hüsrev'in onlara yaptığı hakemliği içermektedir. Eserin tahkikinde, birisi müellif hattı olmak üzere toplam beş yazmadan faydalanılmıştır. Müellif nüshası en titiz ve en eski olduğundan esas alınmış ve ك remzi ile belirtilmiştir. Müellifin alıntı yaptığı eserlerin tespiti yapılmış, ayetler gösterilmiş ve hadisler tahriç edilmiştir. Eserde ismi geçen ve meşhur olmayan şahıslar tanıtılmış, açıklanması gereken kelimeler ve eserler dipnotta izah edilmiş, kaynaklara müracat etmek isteyen araştırmacılar için kaynakçaya yer verilmiştir. Giriş bölümünde çalışmanın metodu ve yazar hakkında bilgi verilmiştir.</p> 2019-06-30T23:46:12+03:00 Telif Hakkı (c) 2019 Mütefekkir https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/article/view/358 İdil (Volga) Bulgarları ve Göçebe Dünya 2019-07-01T10:43:25+03:00 Selim KARAGÖZ skaragoz24@gmail.com Fayaz Sharipovich HUZİN Zufar Gumarovich ŞAKİROV <p>Doğu Avrupa bozkırlarında Hun ordularının bir parçası olarak ortaya çıkan Bulgarlar, İdil (Volga) Bulgarlarının erken tarihi, bölgeyi Orta Moğolistan'dan Kuzey Kazakistan'a kadar işgal eden Ogur kabileleri ile ilişkilendirilir. V. Yüzyılın sonundan başlayarak, Karadeniz-Hazar bozkırlarının ve aynı zamanda Kuzey Kafkasya'daki bozkırların geniş bir kesiminde, Tuna'da ve Balkanlarda Onogur, Utigur ve Kutrigurlardan oluşan Pro-Bulgar ittifakını görüyoruz. Batı Göktürk Kağanlığının bir parçası iken 630'larda bağımsızlıklarını kazandılar ve Han Kubrat önderliğinde kendi devletlerini kurdular. Bu çalışma, İdil Bulgarlarının güney göçebe halklarıyla temasları meselesini ele almaktadır. Büyük Kubrat Bulgar Devleti'nin yıkılmasının ardından Hazar Kağanlığı idaresi sırasında Orta Volga bölgesine büyük Bulgar göçleri olmuş ve İdil Bulgar devleti teşekkül etmiştir. İdil Bulgarları, Volga bölgesinde ve Urallarda günümüz Tatarının milli kimliklerinin, dillerinin ve kültürlerinin oluşumunda belirleyici bir rol oynayan Peçenekler ve Kuman-Kıpçaklarla yakın ilişki içerisindeydi. Bu çalışmada İdil Bulgarları ile etrafındaki göçebe dünya arasındaki ilişkiler ele alınmaktadır. Yerleşik hayatı benimsemiş, kentlerde yaşayan halklarla konargöçerlerin ilişkilerinde ekonomik faktörlerin etkisi tartışılmıştır.</p> 2019-06-30T23:41:49+03:00 Telif Hakkı (c) 2019 Mütefekkir https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/article/view/359 Kalvin’in Enstitüleri’nde Negatif Tecrübe ve Bunun Sistematik Sonuçları 2019-07-01T10:45:07+03:00 William A. WRIGHT Mahmut TOPTAŞ toptashfz@gmail.com <p>Bu makalede John Calvin’in en önemli eseri olan Hristiyan Dininin Enstitüleri temel alınarak Calvin’in teolojisinde negatif tecrübenin yeri ve buna verdiği cevaplar çerçevesinde teolojisinin sisteminde meydana gelen değişimler ele alınmaya çalışılmıştır. İnsanların hayatları süresince yaşadıkları negatif tecrübelerin imanları üzerindeki etkisi ve imanın çeşitleri üzerine de değinilmiş olup, işaret edilen her nokta Calvin’in Enstitüler kitabından alıntılarla desteklenmiş ve ciddi soru işaretleri oluşturmuştur. Sonuç olarak Calvin’in aynı sorunlara hayatının farklı dönemlerinde ya da kitabının farklı bölümlerinde birbiriyle çelişir gibi görünen açıklamalar yaptığı görülmüştür. Negatif tecrübenin teslis inancı ve üçlemedeki kişilerin görevleriyle ilgili bazı çelişkili açıklamalara sebebiyet verdiği de tespit edilmiştir.</p> 2019-06-30T23:40:47+03:00 Telif Hakkı (c) 2019 Mütefekkir https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/article/view/363 El-İmam el-Mâtürîdî ve Menhecu Ehli’s-Sünne fî Tefsîri’l-Kur'an, Ahmet Sa‘d ed-Demenhûrî 2019-07-01T10:50:06+03:00 Süleyman NAROL snarol@selcuk.edu.tr <p>Ehl-i sünnet’in Kur'an yorumunun şekillenmesinde önemli bir yeri olan Mâtürîdî, yaşadığı dönem itibariyle oldukça erken sayılabilecek bir dönemde yaşamıştır. Son dönemde İslam dünyasında özellikle onun Kitâbü’t-Tevhîd ve Te’vîlâtü’l-Kur’ân/Te’vîlâtü Ehli’s-Sünne isimli eserlerinin tercüme edilmesi ve tahkikli baskılarının neşred ilmesi ile birlikte, Mâtürîdî’ye olan ilginin ve eserleri üzerine yapılan çalışmaların arttığı görülmektedir. Kelamcı kişiliğinin ağır bastığı Te’vîlâtü’l-Kur'an isimli eseriyle de erken dönemin önemli müfessirlerinden birisi olarak kabul edilen Mâtürîdî’nin bu tefsiri üzerine ülkemizde ve Arap dünyasında onu farklı yönleriyle ele alan pek çok akademik çalışma yapılmış yapılmaya da devam etmektedir. Bunlardan birisi de onun tefsir anlayışını pek çok açıdan inceleyen ve son yıllarda yapılmış en hacimli çalışmalardan biri olan Ahmet Sa‘d ed-Demenhûrî’nin kaleme aldığı el-İmam el-Mâtürîdî ve Menhecu Ehli’s-Sünne fî Tefsîri’l-Kur'an isimli eserdir. Bu çalışmada söz konusu müellifin bu eseri değerlendirilecektir.</p> 2019-06-30T23:39:15+03:00 Telif Hakkı (c) 2019 Mütefekkir https://mutefekkir.aksaray.edu.tr/mutefekkir/article/view/372 İslam Düşüncesinde Değerler Metafiziği, İbrahim Çetindaş 2019-07-01T10:52:13+03:00 Aysel BENGİ ebrar29735@gmail.com <p>Çetindaş, İbrahim. İslam Düşüncesinde Değerler Metafiziği. Ankara: Elis Yayıncılık, 2014.</p> 2019-06-30T23:29:45+03:00 Telif Hakkı (c) 2019 Mütefekkir